Aralık 2025 / Kısa Özet
Aralık 2025, kripto ve dijital varlık ekosistemi açısından regülasyonların derinleştiği, kurumsal aktörlerin sahaya daha güçlü girdiği ve piyasa risklerinin sert şekilde test edildiği bir ay oldu. Avrupa Birliği’nde DLT ve MiCA uygulamalarının hız kazanmasıyla birlikte, ABD’den Orta Doğu’ya kadar birçok bölgede stablecoin ve tokenizasyon odaklı politika adımları öne çıktı. Kurumsal bankalar ve büyük teknoloji oyuncuları zincir üstü ürün çeşitliliğini genişletme yönündeki adımlarını sürdürdü. Diğer taraftan gerçekleşen siber saldırılar ve rekor likidasyonlar, ekosistemin hem güvenlik hem de risk yönetimi açısından sınandığını ve güvenliğin hâlâ en kırılgan başlık olduğunu hatırlattı. Aralık ayı, 2026’ya girerken dijital varlıkların artık deneysel bir alan değil, küresel finans mimarisinin kalıcı bir bileşeni haline geldiğini açık biçimde gösterdi.
Pakistan Maliye Bakanlığı, 2 Milyar Dolara Kadar Kamu Varlığının Tokenizasyonu İçin Binance ile Anlaştı

Pakistan Maliye Bakanlığı, likiditeyi artırmak ve uluslararası yatırımcı ilgisini çekmek amacıyla devlet tahvilleri, hazine bonoları ve emtia rezervleri dâhil olmak üzere 2 milyar dolara kadar varlığın tokenleştirilmesini değerlendirmek için Binance ile bir anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında Binance’in teknik danışmanlık, eğitim ve kapasite geliştirme desteği sağlaması öngörülürken, Pakistan Sanal Varlıklar Düzenleme Kurumu (PVARA), Binance ve HTX’e yerel yapılanma ve tam lisans başvuruları için ilk onayı verdi. Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb bu adımı uzun vadeli bir ortaklığın başlangıcı olarak nitelendirirken, Binance kurucusu Changpeng Zhao anlaşmanın hem Pakistan hem de küresel blok zinciri ekosistemi için güçlü bir sinyal olduğunu belirtti. Girişim, Pakistan’ın kripto ve dijital varlıklar alanında lisanslama rejimi, tokenizasyon ve merkez bankası dijital parası gibi reformları hızlandırdığı daha geniş bir dönüşüm sürecinin parçası olarak öne çıkıyor.
JP Morgan Asset Management, Ethereum Üzerinde İlk Tokenleştirilmiş Para Piyasası Fonunu Başlattı

JP Morgan Asset Management, halka açık Ethereum blok zinciri üzerinde erişilebilen ilk tokenleştirilmiş para piyasası fonu MONY (My OnChain Net Yield Fund)’i piyasaya sürdü. Morgan Money üzerinden yalnızca nitelikli yatırımcılara sunulan ve Kinexys Digital Assets altyapısıyla desteklenen fon, ABD Hazine tahvilleri ve bu varlıklarla teminatlandırılmış repo işlemlerine yatırım yaparak zincir üzerinde ABD doları getirisi elde edilmesini sağlıyor. Günlük temettü yeniden yatırımı, nakit veya stablecoin ile giriş–çıkış imkânı ve artırılmış şeffaflık sunan MONY, JP Morgan’ı halka açık bir blok zincirinde tokenleştirilmiş para piyasası fonu başlatan ilk küresel sistemik bankalardan biri konumuna taşıyor ve kurumsal likidite yönetiminde tokenizasyonun giderek merkezî bir rol üstleneceğine işaret ediyor.
Bitmine, Ethereum Staking Sürecini Başlattı: PoS Sözleşmelerine 219 Milyon Dolarlık ETH Transferi

Ethereum hazine şirketi Bitmine, Ethereum’un proof-of-stake sözleşmelerine yaklaşık 219 milyon dolar değerinde ETH transfer ederek staking faaliyetlerine fiilen başladı. Zincir içi verilere göre bu transferler, doğrulayıcı kurulumunun erken aşamasına işaret ederken, şirketin Ether varlıklarının 4,06 milyon ETH ile ilk kez 4 milyon eşiğini aşmasının hemen ardından gerçekleşti. Arkham tarafından tespit edilen işlemler, kurumsal staking yapılarında yaygın olan “BatchDeposit” modeline uygun bir kurulum sürecine işaret ediyor. Bitmine’ın bu adımı, daha önce açıkladığı ve 2026’nın ilk çeyreğinde devreye almayı planladığı şirket içi doğrulayıcı ağı stratejisiyle uyumlu bir şekilde, Ethereum varlıklarından düzenli getiri elde etmeye yönelik uzun vadeli bir hazine yönetimi yaklaşımını yansıtıyor.
Rusya Merkez Bankası: Bitcoin Madenciliği Rubleye Ek Destek Sağlıyor

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, ülkede hızla büyüyen Bitcoin madenciliğinin ruble için ek bir destek unsuru oluşturduğunu belirtti. Ancak Nabiullina, sektörün önemli bir bölümünün kayıt dışı faaliyet göstermesi nedeniyle bu etkinin boyutunun net olarak ölçülemediğini vurguladı. Rus yetkililer, kripto madenciliğini giderek bir ihracat kalemi olarak ele alıyor ve bu faaliyetlerden kaynaklanan finansal akışları ödeme dengesi hesaplarına dâhil etmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. Kasım 2024 itibarıyla zorunlu kayıt sürecinin başlaması ve Rusya’nın küresel hash oranında ikinci sıraya yükselmesi, kripto madenciliğinin ülke ekonomisindeki ağırlığının daha belirgin hâle geldiğini gösteriyor.
El Salvador, IMF Anlaşmasına Rağmen Bitcoin Birikimini Sürdürüyor
El Salvador, 2021’de Bitcoin’i yasal para birimi olarak kabul etmesinin ardından 2025 yılında da BTC birikimini sürdürdü. Bu süreçte ülke, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 1,4 milyar dolarlık kredi anlaşması yaptı. Anlaşma kapsamında IMF, El Salvador’dan Bitcoin alımlarını azaltmasını, işletmeler için Bitcoin kabulünü gönüllü hâle getirmesini ve vergi ödemeleri ile kamuya ait kripto altyapısındaki doğrudan müdahaleyi sınırlamasını talep etti. IMF, taraflar arasında Bitcoin benimsemesinin finansal risklerini azaltmaya ve şeffaflığı artırmaya yönelik görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Kurum ayrıca, Chivo dijital cüzdanının satışına ilişkin müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirtti. IMF’ye göre El Salvador ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüyor ve güçlü döviz transferleri ile artan yatırımcı güveni sayesinde 2025’te %4 reel GSYİH büyümesi bekleniyor. Arkham verilerine göre El Salvador, 18 Kasım 2022’den bu yana günlük bir Bitcoin satın alıyor ve ülkenin toplam varlığı 7.509 BTC seviyesinde bulunuyor.
Gana Kripto Varlık Faaliyetleri İçin Resmî Düzenleyici Çerçeve Oluşturdu
Sahra Altı Afrika’da kripto para akışları 200 milyar doları aşarken, Gana kripto varlıklara yönelik düzenleyici çerçevesini resmileştirerek bölgedeki dönüşümde kritik bir adım attı. Gana Parlamentosu’nun kabul ettiği yeni yasa ile Gana Merkez Bankası, ülkedeki tüm kripto para faaliyetlerini denetleme ve lisanslama yetkisine sahip oldu. Böylece kripto ticareti yasal zemine taşınırken, uzun süredir belirsizlik içinde faaliyet gösteren sektör için net kurallar oluşturuldu ve Gana, Kenya gibi kriptoyu resmen düzenleyen Afrika ülkeleri arasına katıldı.
Çin’den Dijital Yuan Hamlesi: e-CNY Faiz Getirili Dijital Mevduata Dönüşüyor

Çin, 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenleme kapsamında Dijital Yuan’ı (e-CNY) faiz getirisi olan bir yapıya dönüştürerek önemli bir politika değişikliğine gidiyor. Çin Halk Bankası tarafından hayata geçirilecek çerçeve ile ticari bankalar, müşterilerin e-CNY bakiyeleri üzerinden faiz ödeyebilecek ve Dijital Yuan dijital nakit niteliğinden çıkarak dijital mevduat parasına evrilecek. Lu Lei tarafından yapılan açıklamalara göre yeni yapı, hesap bazlı ve dağıtık defter teknolojisiyle uyumlu bir ödeme aracı olarak finansal sistem içine entegre edilecek. Ayrıca Dijital Yuan’ın küresel kullanımını artırmak amacıyla Şanghay’da uluslararası bir Dijital Yuan operasyon merkezinin kurulması da planlanıyor.
ABD–Rusya Görüşmelerinde Kripto Madenciliği Gündeme Geldi

Vladimir Putin, ABD ile Rusya arasında yürütülen Ukrayna barış müzakerelerinde kripto para madenciliğinin de gündeme geldiğini açıkladı. Rus basınından Kommersant’ın aktardığına göre Putin, ABD’nin Zaporijya Nükleer Santrali’nde kripto madenciliği operasyonları kurmaya ilgi duyduğunu belirtti. Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan ve 2022’den bu yana Rusya’nın kontrolünde bulunan santral için ABD, Rusya ve Ukrayna arasında farklı ortak işletme modelleri tartışılırken, Reuters ve BBC’ye yansıyan bilgilere göre henüz net bir uzlaşı sağlanmış değil. Bu nedenle, nükleer tesis altyapısının kripto madenciliği amacıyla kullanılmasına yönelik iddialar diplomatik temasların bir parçası olarak gündeme gelse de, uygulanabilirliği belirsizliğini koruyor.
Juventus, 1,2 Milyar Dolarlık Tether Teklifini Reddetti

Juventus, Tether’ın kulübün tamamını satın almaya yönelik 1,2 milyar dolarlık teklifini kesin bir dille reddetti. Kulübün %10’una sahip olan ve çoğunluk hisseleri elinde bulunduran Exor, Agnelli ailesinin uzun vadeli sahiplik stratejisine bağlı kaldığını vurgulayarak hisselerin üçüncü taraflara satılmayacağını açıkladı. Tether, azınlık hissedarı ve yönetim kurulunda temsil edilen bir ortak olarak Juventus’un finansal istikrarını ve sportif performansını güçlendirmeyi hedeflediğini belirtse de, kulüp yönetimi son yıllarda yaşanan sportif düşüşe ve artan mali kayıplara rağmen kulübün kontrolünün Agnelli ailesinde kalmasının uzun vadeli istikrar açısından en doğru yaklaşım olduğunu vurguluyor.
Kripto Birleşme ve Satın Almaları 2025’te Rekor Kırdı: Anlaşma Hacmi 8,6 Milyar Dolara Ulaştı

Kripto sektörü, 2025 yılında birleşme ve satın almalarda 8,6 milyar dolarlık rekor hacme ulaşarak önceki yıllara kıyasla güçlü bir ivme yakaladı. Financial Times verilerine göre, kripto dostu düzenleyici yaklaşımın etkisiyle toplam anlaşma sayısı artarken, Coinbase’in Deribit’i 2,9 milyar dolara satın alması yılın en büyük işlemi oldu. Kraken’in NinjaTrader ve Ripple’ın Hidden Road alımları da bu büyümeyi destekledi. Uzmanlar, ABD ve Avrupa’daki yeni düzenleyici rejimler ile MiCA uyumlu lisanslara olan talebin, kripto M&A ve halka arz faaliyetlerini 2026’ya kadar canlı tutabileceğini değerlendiriyor.
Stablecoin Piyasası 310 Milyar Dolara Ulaştı, Küresel Benimseme Hızlanıyor

Stablecoin piyasası, Aralık 2025 itibarıyla 310 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşarak yıllık bazda yaklaşık %70’lik artış sergiledi ve küresel finansal altyapıda yapısal bir dönüşüme işaret etti. Özellikle Tether’ın USDT’si ve Circle’ın USDC’si etrafında yoğunlaşan bu büyüme, stablecoin’lerin spekülatif bir araçtan ziyade sınır ötesi ödemeler, kurumsal likidite yönetimi ve DeFi uygulamalarında temel bir dijital nakit katmanı hâline geldiğini gösteriyor. Kurumsal benimsemenin hızlanması, düzenleyici çerçevelerin netleşmesi ve altyapının olgunlaşmasıyla birlikte, stablecoin arzının önümüzdeki yıllarda bugünkü seviyelerin belirgin biçimde üzerine çıkması ve küresel ödeme ekosisteminde daha merkezi bir rol üstlenmesi bekleniyor.
CoinGlass: 2025’te Kripto Piyasasında 150 Milyar Dolarlık Likidasyon Yaşandı

CoinGlass verilerine göre 2025 yılı, kripto para piyasasında 150 milyar dolara yaklaşan likidasyon hacmiyle tarihe geçti. Günlük ortalama 400–500 milyon dolarlık pozisyon tasfiyesi yaşanırken, sistemik stres yıl geneline yayılmak yerine kısa fakat son derece sert kriz anlarında yoğunlaştı. Bu sürecin zirvesi, 10–11 Ekim’de “Kara Cumartesi” olarak anılan dönemde tek bir günde 19 milyar doları aşan likidasyon hacmiyle yaşandı; raporlama gecikmeleri dikkate alındığında gerçek etkinin 30–40 milyar dolar aralığına ulaşmış olabileceği belirtiliyor. CoinGlass, bu çöküşün ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik sert gümrük tarifesi açıklamasıyla tetiklenen makroekonomik şokun, piyasadaki aşırı kaldıraç, likidite darlığı ve yapısal kırılganlıklarla birleşmesi sonucu zincirleme tasfiyelere dönüştüğünü vurguluyor.
Bitcoin Madencilik Zorluğunda Yeni Artış Beklentisi: Ocak Ayında Yukarı Yönlü Ayarlama Gündemde

Bitcoin madencilik zorluğu, 2025 yılındaki son ayarlamada 148,2 trilyon seviyesine yükselerek yılı rekor seviyelere yakın tamamladı ve blok sürelerinin hedefin altında seyretmesi nedeniyle Ocak ayında yeni bir artış öngörülüyor. CoinWarz verilerine göre, 8 Ocak 2026’da gerçekleşmesi beklenen bir sonraki zorluk ayarlamasıyla bu seviyenin yaklaşık 149 trilyona çıkması bekleniyor. Ortalama blok sürelerinin 10 dakikalık hedefin altında kalması, ağın dengeyi sağlamak amacıyla zorluk seviyesini artıracağına işaret ederken, bu artış madenciler açısından daha yüksek sermaye ve enerji maliyetleri anlamına geliyor. Buna karşın zorluk ayarlama mekanizması, Bitcoin ağının merkeziyetsiz yapısını ve öngörülebilir arz programını koruyan temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
2025’te Kriptoya Siber Darbe: 2,7 Milyar Dolarlık Kayıp ve Bybit Saldırısı Rekor Kırdı
Chainalysis ve TRM Labs verilerine göre 2025 yılı, kripto para ekosistemi açısından siber saldırıların rekor kırdığı bir dönem oldu ve yıl genelinde çalınan kripto varlıkların toplam değeri 2,7 milyar dolara ulaştı. En büyük vaka, Dubai merkezli Bybit’e yönelik saldırı olarak öne çıktı; yaklaşık 1,4 milyar dolarlık kaybın yaşandığı bu olay, kripto tarihinin en büyük tekil soygunu olarak kayda geçti. FBI ve blokzincir analiz firmaları saldırının Kuzey Kore bağlantılı hacker gruplarıyla ilişkili olduğunu belirtirken, artan kayıpların temel nedenleri arasında akıllı sözleşme açıkları, özel anahtar yönetimi zafiyetleri ve çapraz-zincir köprülerindeki güvenlik sorunları gösterildi. Bu gelişmeler, 2025’i kripto para piyasasında güvenliğin yeniden en kritik gündem maddesi hâline geldiği bir yıl olarak öne çıkarıyor.
Trust Wallet Noel Günü Yaşanan Saldırıda Kaybolan 7 Milyon Doları Karşılayacak
Trust Wallet, Noel Günü’nde masaüstü kullanıcılarını etkileyen bir güvenlik açığı sonucu yaklaşık 7 milyon dolarlık kayıp yaşandığını ve etkilenen kullanıcıların zararlarının karşılanacağını açıkladı. Tarayıcı eklentisinin eski bir sürümüne yönelik olarak Aralık ayı başından itibaren planlandığı belirtilen saldırının, kullanıcı verilerini de toplayan bir arka kapı üzerinden gerçekleştirildiği ifade edilirken, Changpeng Zhao olayın büyük olasılıkla bir içeriden müdahale ile bağlantılı olduğunu belirtti. Chainalysis verileri ise 2025’te cüzdan bazlı saldırıların toplam kripto kayıpları içindeki payının hızla arttığını ve bireysel kullanıcı güvenliğinin sektör için kritik bir risk alanı olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Trust Wallet Avrupa’da Kripto Alımlarını Hızlandırmak İçin Revolut ile Entegrasyon Sağladı
Trust Wallet, Avrupa’daki kullanıcıları için Revolut’u ödeme sağlayıcısı olarak entegre etti. Bu entegrasyon sayesinde kullanıcılar, Revolut Pay aracılığıyla Trust Wallet cüzdanlarına anında para yatırarak kripto varlık satın alabiliyor ve bu işlemleri %0 komisyon ile bekleme süresi olmadan gerçekleştirebiliyor. Revolut Ramp altyapısıyla desteklenen bu iş birliği, Trust Wallet’ın 200 milyondan fazla, Revolut’un ise 65 milyon kullanıcıya sahip geniş ölçeğini bir araya getiriyor. Böylece Avrupa genelinde kripto varlıklara erişim hızlanırken, kullanıcıların para yatırma süreçlerinde karşılaştığı uygulama karmaşıklığı, ek ücretler ve işlem gecikmelerinden kaynaklanan zorluklar önemli ölçüde azaltılmış oluyor.
2025 Chainalysis Raporu

Küresel dijital varlık politikası 2025’te uygulama aşamasına girerken, düzenleyici çerçeveler teori ile pratik arasındaki sürtüşmelerle sınandı. MiCA’nın yürürlüğe girmesi, stablecoin düzenlemelerinin küresel ölçekte hız kazanması, tokenizasyonun kamu ve özel sektörde deney aşamasından üretime yaklaşması ve geleneksel finansın kripto ürünlere daha aktif katılımı öne çıkan başlıklar oldu. Aynı zamanda kara para aklama, siber riskler ve varlık kurtarma konuları politika gündeminin merkezine yerleşirken, ABD, AB, Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika’da düzenleyici yaklaşımlar hem yakınlaşma hem de parçalanma sinyalleri verdi. Uzmanlar, 2026’da stablecoin rejimleri, AML/CFT uygulamaları ve operasyonel dayanıklılık alanlarında daha sıkı denetim ve uygulama baskısının artmasını bekliyor.
BlackRock 2026 Görünümü | RWA ve Tokenizasyon

BlackRock Investment Institute’in 2026 Global Outlook raporu, gerçek dünya varlıklarının (RWA) tokenizasyonunu finansal sistemin geleceğinde tamamlayıcı ve kalıcı bir dönüşüm unsuru olarak konumlandırıyor. Rapora göre stablecoin’lerin piyasa büyüklüğünün 2025 sonu itibarıyla 250 milyar doların üzerine çıkması, tokenizasyonun artık niş bir inovasyon olmaktan çıkarak ödeme, mutabakat ve sınır ötesi transferlerde ana akım bir altyapı bileşeni haline geldiğini gösteriyor. Bu gelişme, tokenize mevduatlar, para piyasası benzeri dijital varlıklar ve ilerleyen aşamada menkul kıymet ile altyapı varlıklarının tokenizasyonu için işlevsel bir zemin oluştururken; dönüşümün ani bir kopuş yerine, regülasyon destekli ve izinli yapılar üzerinden geleneksel finansal kurumlarla birlikte kademeli şekilde ilerlemesi bekleniyor. Özellikle enerji, dijital altyapı, veri merkezleri ve uzun vadeli nakit akışı üreten fiziksel varlıklar, yüksek sermaye ihtiyacı ve ölçeklenebilirlik avantajı nedeniyle RWA tokenizasyonunun en erken ve en güçlü kullanım alanları arasında öne çıkıyor. BlackRock, bu sürecin 2026 sonrasında finansal mimaride verimliliği artıran, sermaye erişimini genişleten ve aracılık yapısını yeniden şekillendiren stratejik bir katman oluşturacağını; ancak para politikası, banka bilançoları ve düzenleyici hassasiyetler nedeniyle kontrollü ve aşamalı ilerleyeceğini vurguluyor.






