Bülten Özeti
Dijital Varlık Haber Bülteni’nin bu sayısında, dijital varlıkların hem geleneksel finans sistemine entegrasyonunun hem de kullanım alanlarında gelişmeler gözlemlendi. Bankalar ve finansal kuruluşlar kripto saklama, tokenize mevduat ve menkul kıymetler gibi alanlarda daha fazla rol üstlenirken, blokzincir altyapıları ödeme, tahvil, dijital kimlik ve merkez bankası parası gibi farklı kullanım alanlarında öne çıktı. Düzenleyici tarafta ise ABD ve Avrupa’da tokenizasyon, kripto vergilendirmesi ve stablecoinlere yönelik yeni adımlar gündeme geldi.
Diğer yandan sektörün büyümesi güvenlik ve uyum başlıklarını da öne çıkardı. Siber saldırılar ve veri sızıntıları, cüzdan ve altyapı güvenliğinin önemini yeniden gösterirken, kara para aklama ve terör finansmanı ile mücadelede uygulama standartları tartışılmaya devam etti. Araştırmalar ise piyasa değerindeki dalgalanmalara rağmen stablecoin ve zincir üstü ödeme kullanımının sürdüğünü, yapay zeka ve yeni hesaplama yöntemlerinin de dijital varlık altyapısındaki teknik sorunlara yeni çözümler sunabileceğini ortaya koydu.
Bankaların MiCA’daki Payı Yükseliyor

AB’de MiCA kapsamında kayıtlı kripto varlık hizmet sağlayıcıları arasında bankaların sayısı 40’tan 80’e çıkarak iki katına ulaştı. ESMA siciline göre bankaların toplam payı yaklaşık yüzde 17’den yüzde 23’e çıktı. Gelişme, MiCA’nın yürürlüğe girmesiyle bankaların kripto hizmetlerini mevcut düzenlenmiş finansal faaliyetlerine eklemeye başladığını ve Avrupa’da kripto altyapısının geleneksel bankacılık sistemine daha hızlı entegre olduğunu gösteriyor.
Hindistan’dan Tahvil Piyasalarına Tokenizasyon Adımı

Hindistan, 620 milyar dolarlık kurumsal tahvil piyasasını blokzincir tabanlı tokenlerle ihraç ve takas etmeye yönelik “Demat 2.0” pilotunu başlattı. SEBI ve Hindistan Merkez Bankası’nın yürüttüğü pilot kapsamında üç şirket toplam 107 milyon dolarlık tokenize tahvil ihraç etti. İlerleyen aşamalarda ikincil piyasa işlemleri ve bireysel yatırımcı erişiminin eklenmesi planlanıyor. Gelişme, Hindistan’ın blokzincir ve tokenizasyonu doğrudan geleneksel finans piyasalarının altyapısına entegre ettiğini gösteriyor.
CoinEx Faaliyetlerini Sonlandırıyor

Kripto para borsası CoinEx, piyasa koşullarındaki zayıflama, işlem hacmi ve likiditedeki düşüş ile farklı ülkelerde artan düzenleyici ve uyum maliyetlerini gerekçe göstererek faaliyetlerini kademeli olarak sonlandırma kararı aldı. Gelişme, kripto borsaları açısından piyasa koşullarının yanı sıra farklı yargı alanlarındaki düzenleyici yükümlülüklerin ve uyum maliyetlerinin faaliyetlerin sürdürülebilirliğinde belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
Kanada’da Tokenize Mevduatlara Onay

Kanada Bankacılık Düzenleyicisi OSFI, tokenize mevduatların mevcut bankacılık sistemi içinde kullanılmasına yeşil ışık yaktı. Kurum, tokenize mevduatların geleneksel mevduatlardan hukuken farklı olmadığını ve bir finansal ürünün hukuki niteliğinin kullanılan teknoloji tarafından belirlenmediğini açıkladı. Bu yaklaşımın, bankaların mevcut düzenleyici çerçeve içinde tokenize mevduat altyapıları geliştirmesinin önünü açması bekleniyor.
Circle, Arc Ana Ağını Açtı

Circle, USDC merkezli Arc Layer 1 blokzincirinin genel kullanıma açık ana ağını devreye aldı. Ağın ilk gününde Aave V4, Morpho ve Uniswap gibi protokoller yer alırken, toplamda 100’den fazla uygulama ve 100’ün üzerinde kurumsal ve ekosistem geliştiricisi sisteme dahil oldu. BlackRock, DTCC, ICE, Mastercard ve Visa’nın da aralarında bulunduğu 11 kurum Arc’ın kurucu doğrulayıcıları olarak ağa aşamalı şekilde katılacak. Gelişme, stablecoin ihraççılarının yalnızca dijital para sunmak yerine, kurumsal finans, tokenizasyon ve zincir üstü ödemeleri aynı altyapıda birleştiren kendi blokzincir ağlarını geliştirmeye başladığını gösteriyor.
Google ve Apple’dan Dikkat Çeken İş İlanları

Google Cloud, stablecoin altyapısı, tokenleştirilmiş varlıklar ve saklama teknolojilerinde deneyimli bir uzman ararken Apple, Apple Pay ekosistemindeki tüketici finans ürünleri ve ödeme stratejisine odaklanan bir yönetici pozisyonu açtı. Google’ın ilanı, finans kurumları ve blokzincir ekosistemi için bulut altyapısı geliştirme hedefini açıkça ortaya koyuyor. Apple’ın rolü ise kripto varlıklardan çok cüzdan, ödeme ve ticaret hizmetlerinin stratejik gelişimine odaklanıyor. Gelişme, teknoloji şirketlerinin yeni kripto ürünleri duyurmadan önce dijital finans altyapısı ve ödeme stratejilerindeki yetkinliklerini güçlendirdiğini gösteriyor.
CLARITY ACT Senato Engeline Takıldı

ABD Senatosu, kripto piyasalarının yapısını düzenlemeyi amaçlayan CLARITY Act’in ilerlemesi için gereken 60 oyu sağlayamadı. Sektör temsilcileri, oylamanın mevcut SEC ve CFTC çalışmalarını durdurmayacağını ancak yasal çerçevenin ertelenmesi anlamına geldiğini belirtti. Bazı yöneticiler ABD’deki belirsizliğin şirketleri MiCA gibi daha net kurallara sahip diğer piyasalara yönlendirebileceğine dikkat çekti. Gelişme, ABD’de kripto piyasalarına ilişkin kapsamlı yasal çerçevenin ertelenmesine karşılık düzenleyici kurumların mevcut kurallar üzerinden ilerlemeye devam edeceğini gösteriyor.
FATF’ten Türkiye Raporu

FATF’nin Türkiye’nin beşinci tur karşılıklı değerlendirmesi kapsamında yaptığı incelemede, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kara para aklama ve terörizmin finansmanı riskleri ile ilgili yükümlülükleri genel olarak anladığı, ancak uygulamada önemli eksikliklerin sürdüğü belirtildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ise Türkiye’nin FATF’nin 40 tavsiyesinin 38’ine uyumlu bulunduğunu ve değerlendirmenin herhangi bir stratejik eksiklik veya gri liste riskine işaret etmediğini açıkladı. Gelişme, Türkiye’de uyum kurallarının şirketlerin günlük operasyonlarına etkin biçimde aktarılmasının önümüzdeki dönemin temel başlıklarından biri olduğunu gösteriyor.
SEC’ten, Tokenize Hisselere Muafiyet

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), tokenize edilmiş ABD hisselerinin halka açık blokzincirler üzerinde işlem görmesine belirli koşullar altında beş yıllık geçici muafiyet tanıdı. Muafiyetten yararlanacak tokenların gerçek hisselerle hukuki ve ekonomik bağını koruması, temettü ve oy hakları dahil geleneksel hisselerle aynı hakları sağlaması gerekiyor. Yalnızca fiyat takibi amacıyla oluşturulan sentetik varlıklar kapsam dışında bırakılıyor. Karar, tokenize menkul kıymetlerin kapalı kurumsal ağlarla sınırlı kalmadan halka açık ve izinsiz blokzincir altyapıları üzerinde düzenlenmiş piyasalara taşınması için geçici bir hukuki çerçeve oluşturuyor.
ABD’de Kripto Vergisi Komiteden Geçti

ABD Temsilciler Meclisi Vergi Yazım Komitesi, kripto varlıkların vergilendirilmesine ilişkin kapsamlı bir federal çerçeve öngören Digital Asset Tax Certainty Act’i 38’e karşı 5 oyla kabul etti. H.R. 10357 sayılı tasarı; 10 dolar ve altındaki belirli ağ ve işlem ücretleri için vergi hesaplamasını kolaylaştırırken, madencilik ve staking gelirlerinin olağan gelir kapsamında vergilendirilmesini ve wash sale kurallarının dijital varlıklara uygulanmasını öngörüyor. Düzenlemenin yasalaşması için Temsilciler Meclisi ve Senato’dan geçmesi ve başkan tarafından imzalanması gerekiyor.
Tayland Stablecoin Transferlerini Kısıtlıyor

Tayland Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, lisanslı kripto platformlarında stablecoin transferlerinin yalnızca aynı kullanıcıya ait hesap veya cüzdanlar arasında yapılmasını öngören bir düzenleme taslağı hazırladı. Buna göre başka bir kişinin cüzdanından stablecoin almak veya başka bir kişinin cüzdanına stablecoin göndermek yasaklanabilecek. Önerinin, stablecoin transferlerinde sahiplik doğrulamasını sıkılaştırırken üçüncü taraflara yapılan ödemeler açısından kullanım alanını önemli ölçüde daraltabileceği öngörülüyor.
SEC’ten, Menkul Kıymet Piyasalarında 7/24 İşlem Hazırlığı

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), geleneksel menkul kıymet piyasalarının hafta içi mesai saatleriyle sınırlı yapısını 7/24 işlem modeline taşımaya yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. SEC Başkanı Paul Atkins, işlem yapılabilir gelişmelerin piyasa saatleriyle sınırlı olmadığını ve daha uzun işlem saatlerinin yatırımcıların gelişmelere daha hızlı tepki vermesini sağlayabileceğini belirtti. Gelişme, kripto piyasalarında yıllardır kullanılan kesintisiz işlem ve zincir üstü mutabakat modelinin, geleneksel menkul kıymet piyasalarının çalışma yapısının yeniden ele alınmasında etkili olmaya başladığını gösteriyor.
Avrupa Merkez Bankasından Getiri Yasağı

Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Birliği merkez bankaları, stablecoin sahiplerine sunulan getiri yasağının kredi, borç verme ve staking gibi dolaylı kazanç sağlayan ürünleri de kapsamasını önerdi. Avrupa Merkez Bankaları Sistemi, bu yapıların elektronik para tokenları ile banka mevduatları arasındaki farkı belirsizleştirdiğini ve finansal sistemde rekabet dengesini bozabileceğini belirtti. Kurumlar ayrıca stablecoin rezervleri için banka mevduatı zorunluluğu yerine, rezervlerin ne kadar hızlı nakde çevrilebileceğine odaklanan likidite kuralları önerdi. Gelişme, Avrupa’nın stablecoinleri tasarruf aracı yerine ödeme aracı olarak konumlandırmayı hedeflediğini gösteriyor.
Deutsche Bank’tan Kripto Saklama Hizmeti

Deutsche Bank, 2026’nın ilerleyen döneminde kurumsal müşterilerine Bitcoin, Ethereum ve seçili stablecoinler için düzenlenmiş dijital varlık saklama hizmeti sunmaya hazırlanıyor. İlk aşamada Almanya’da mevcut Kurumsal Bankacılık ve Yatırım Bankacılığı müşterilerine yönelik hizmette Bitcoin, Ether, USDC, EURC ve EURAU desteklenecek. Banka 2023’te Alman dijital varlık saklama lisansı için başvurmuş ve aynı yıl Taurus ile ortaklık kurmuştu. Gelişme, Avrupa’da kripto varlık saklama hizmetlerinin büyük bankaların mevcut kurumsal finans altyapısına dahil olmaya başladığını gösteriyor.
ECB’den Tokenizasyon Platformu

Avrupa Merkez Bankası (ECB), bankaların tokenleştirilmiş varlık işlemlerini merkez bankası parasıyla sonuçlandırmasına imkan tanıyan Pontes platformunu devreye aldı. Platform, özel dağıtık defter ağlarını TARGET ödeme altyapısına bağlayarak tokenleştirilmiş tahvil, fon ve diğer menkul kıymetlerin hukuki kesinliğe sahip biçimde takas edilmesini hedefliyor. ECB, Pontes’in çalışma saatlerini ve işlevlerini aşamalı olarak genişleterek 2028’e kadar bütünleşik bir Avrupa tokenleştirilmiş finans sistemi kurmayı planlıyor. Gelişme, merkez bankası parasının tokenleştirilmiş finansal piyasalarda takas aracı olarak kullanımını güçlendiriyor.
SoFi’den 25 Milyar Dolarlık Stablecoin Hamlesi

SoFi, Mastercard ağı üzerinden tüm banka ve kredi kartı işlemlerini kendi stablecoini SoFiUSD ile uzlaştırmaya başladı. Yıllık yaklaşık 25 milyar dolarlık işlem hacmine sahip program, Mastercard’ın stablecoin uzlaşma altyapısını kullanan ilk ulusal banka lisanslı kart programı oldu. ABD doları karşılığında bire bir itfa edilebilen SoFiUSD, ağırlıklı olarak nakit rezervlerle destekleniyor ancak banka mevduatı sayılmıyor ve FDIC ya da SIPC güvencesi taşımıyor. Gelişme, stablecoinlerin kartlı ödemelerin arka plan takas altyapısında kullanımının hızlandığını gösteriyor.
BAE, Dijital Kimlik Altyapısını Avalanche’a Taşıyor

Birleşik Arap Emirlikleri, yaklaşık 12,5 milyon kişinin kullandığı ulusal dijital kimlik sistemi UAEPASS kapsamındaki Dijital Kasa altyapısını Avalanche tabanlı özel bir blokzincir ağına taşıma kararı aldı. Yeni yapı, devlet ve özel sektör tarafından düzenlenen belgelerin kurumlar tarafından daha hızlı ve güvenilir şekilde doğrulanmasını sağlayacak. Gelişme, blokzincir teknolojisinin kripto varlık işlemlerinin ötesinde, devlet destekli dijital kimlik ve belge doğrulama altyapılarına entegre edildiğini gösteriyor.
Anchorage Digital’dan, Tokenize Uranyum Saklama Hizmeti

ABD’nin ilk federal lisanslı kripto bankası Anchorage Digital Bank, fiziksel uranyumu temsil eden xU3O8 tokeni için kurumsal saklama hizmeti sunmaya başladı. Uranium.io tarafından ihraç edilen tokenın dayanak varlıkları Cameco tesislerinde tutulurken, mülkiyet hakkı Etherlink üzerinde tokenize ediliyor. Gelişme, tokenize gerçek dünya varlıklarının kapsamının finansal menkul kıymetlerden enerji ve emtia gibi daha uzmanlaşmış varlıklara doğru genişlediğini ortaya koyuyor.
Meyve Sineği Beyniyle Bitcoin Madenciliği

FutureBit, meyve sineği beyninin dijital modelini kullanarak bitcoin madenciliği hesaplamalarını tarayıcı üzerinden test eden HashFly deneyini tanıttı. Şirket, yaşayan nöronlarla çalışacak varsayımsal bir sistemin terahash başına yaklaşık 1 watt enerji tüketerek mevcut ASIC cihazlarından on kat daha verimli olabileceğini öngörüyor. Ancak deney geleneksel bilgisayar donanımında çalışıyor ve bitcoin ağında rekabet edecek işlem gücüne ulaşamıyor. Gelişme, bitcoin madenciliğinde enerji verimliliğini artırmaya yönelik sıra dışı hesaplama yöntemlerinin araştırıldığını gösteriyor.
Zcash’den Avrupa’da İlk ETP

21Shares, Zcash’i takip eden Avrupa’nın ilk borsa yatırım ürününü Euronext Paris ve Euronext Amsterdam’da işlem görmeye açtı. ZCASH koduyla işlem gören fiziksel teminatlı ürün, Zcash varlıklarını kurumsal saklama altyapısında tutuyor ve BitGo saklama hizmeti sağlıyor. ETP, yatırımcıların doğrudan kripto borsası ve cüzdan kullanmadan ZEC fiyat hareketlerine erişmesini sağlarken, Zcash’in gizlilik odaklı yapısına kurumsal yatırım kanalı oluşturuyor. Gelişme, gizlilik odaklı kripto varlıkların da düzenlenmiş yatırım ürünleri aracılığıyla geleneksel sermaye piyasalarına taşınmaya başladığını gösteriyor.
TRON’un Toplam İşlem Hacmi 30 Trilyon Doları Aştı

TRON, ağ üzerinde gerçekleşen toplam işlem hacminin 30 trilyon doları aşmasıyla stablecoin transferlerinde öne çıkan blokzincirlerden biri konumunu güçlendirdi. Ağın stablecoin ödeme kullanımındaki payı da büyürken, CoinDesk Research verilerine göre kripto ödeme kartlarındaki TRON payı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 34’e yükseldi.. Gelişme, stablecoin transferleri ve ödemelerde yüksek işlem hacmine ulaşan blokzincirlerin yalnızca kripto piyasasında belirgin bir rol üstlendiğini gösteriyor.
Bitget’de Dev Kayıp

Bitget, 24 Eylül’de bazı sıcak cüzdanlarından gerçekleştirilen yetkisiz transferler sonucunda yaklaşık 351,6 milyon dolarlık fonun etkilendiğini doğruladı. Borsa, olayın sıcak ve warm wallet katmanlarının bir bölümüyle sınırlı kaldığını, soğuk cüzdanların ve kullanıcı varlıklarının etkilenmediğini açıkladı. Şirket, zararın 464 milyon doların üzerinde varlık bulunan User Protection Fund tarafından karşılanabileceğini belirtirken, güvenlik incelemesi tamamlanana kadar para çekme işlemlerini geçici olarak durdurdu. Gelişme, büyük kripto borsalarında cüzdan güvenliği ve saldırı sonrasında kullanıcı varlıklarını koruyacak rezerv mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Revolut’ta Büyük Sızıntı

Revolut, kendisini bir devlet kurumu gibi gösteren yetkisiz bir e-posta hesabından gelen bilgi talebini gerçek bir resmi talep sanarak bazı müşterilerine ait kişisel verileri hackerlarla paylaştı. Sızdırılan bilgiler arasında ad, doğum tarihi, meslek, adres, e-posta ve telefon bilgilerinin yanı sıra pasaport ve ehliyet görüntüleri ile yüz doğrulama verileri de yer aldı. Gelişme, KYC süreçlerinde toplanan hassas müşteri verilerinin yalnızca saklama güvenliği açısından değil, resmi kurum taleplerinin doğrulanması ve üçüncü taraflarla veri paylaşımı süreçlerinde de önemli bir güvenlik riski oluşturduğunu gösteriyor.
Kuzey Kore’den Sahte İş Görüşmesi Saldırısı

Kuzey Kore bağlantılı Waterplum grubu, sahte teknoloji işe alım süreçleri üzerinden 100 ülkede 30 binden fazla bilgisayara zararlı yazılım bulaştırdı. Yetkililer, 2025 sonu ile Temmuz 2026 arasında 7 binden fazla kripto cüzdanının ele geçirildiğini ve en az 10,7 milyon dolarlık dijital varlığın Kuzey Kore kontrolündeki cüzdanlara aktarıldığını açıkladı. Saldırganlar, adayları teknik mülakat veya kodlama testi görünümündeki zararlı dosyaları çalıştırmaya yönlendirdi. Gelişme, işe alım süreçlerinde doğrulanmamış yazılım ve kodların çalıştırılmasının kripto varlık güvenliği açısından önemli riskler taşıdığını gösteriyor.
BAE ve İsveç’ten Kripto Operasyonu

Birleşik Arap Emirlikleri ve İsveç’in ortak operasyonunda, kripto varlıklar aracılığıyla 7 milyon dolardan fazla suç gelirini akladığı öne sürülen yedi kişi gözaltına alındı. İsveç merkezli grubun lideri BAE’de, diğer altı şüpheli ise eş zamanlı olarak İsveç’te yakalandı. Yetkililer, blokzincir işlemlerinin ve dijital delillerin incelenmesiyle örgütün organize suç ve kiralık cinayet ağlarıyla mali bağlantılarının tespit edildiğini açıkladı. Gelişme, uluslararası iş birliği ve blokzincir analizinin sınır ötesi suç gelirlerinin takibindeki rolünü gösteriyor.
Haruko’ya Saldırı

Kripto altyapı şirketi Haruko’ya yönelik saldırıda 15 kurumsal müşteri etkilendi ve bazı müşteri fonlarının çalındığı bildirildi. Saldırganların, şirket altyapısındaki bir süreçteki açıktan yararlanarak kullanıcı erişim tokenı oluşturduğu ve salt okunur borsa API bilgileri ile işlem kayıtlarına ulaştığı belirtildi. Haruko, açığı kapattığını ve sunucu tarafındaki gizli anahtarları yenilediğini açıkladı. Gelişme, kurumsal kripto hizmetlerinde altyapı güvenliği ve erişim kontrollerinin müşteri varlıklarının korunmasındaki önemini gösteriyor.
Yapay Zeka, Kuantum Güvenli İşlem Maliyetini Düşürüyor

StarkWare’nin düzenlediği bir araştırma yarışmasında yapay zeka destekli kodlama çalışmaları, kuantuma dayanıklı Bitcoin işlemi hazırlamak için gereken hesaplama maliyetinin yaklaşık 320 dolardan 66 dolara kadar düşürülebileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte 66 dolarlık tahmin henüz Bitcoin üzerinde gerçekleştirilmiş yeni bir işlemle doğrulanmış değil ve yöntem, işlemlerin doğrudan madencilere gönderilmesini gerektirdiği için mevcut kullanım açısından önemli kısıtlamalar taşıyor. Gelişme, yapay zeka destekli optimizasyonun Bitcoin’in kuantum tehdidine karşı geliştirilen çözümlerde hesaplama maliyetlerini önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor.
Kripto Ekonomisi Piyasa Çöküşüne Aldırmadı

Chainalysis’in 2026 Geographies raporuna göre küresel kripto ekonomisindeki ölçülen faaliyet, 30 Haziran 2026’da sona eren 12 aylık dönemde yalnızca yüzde 1,6 gerileyerek 9,4 trilyon dolara düştü. Aynı dönemde toplam kripto piyasa değeri yüzde 50 azalarak 2,1 trilyon dolarlık kayıp yaşarken, borsalar, DeFi protokolleri ve diğer hizmetlere yönelik akışlar yüzde 4,3 geriledi. Stablecoin bakiyeleri yaklaşık 98-109 milyar dolar aralığında kalırken diğer zincir üstü varlıkların bakiyesi 860 milyar dolardan 440 milyar dolara geriledi. Gelişme, kripto piyasasındaki fiyat ve piyasa değeri kayıplarının ekonomik kullanımda aynı ölçekte bir daralma yaratmadığını ve stablecoinler ile P2P transferlerin piyasa döngülerinden bağımsız kullanım alanları oluşturmaya başladığını gösteriyor.

